Yok mu Aslında Birbirimizden Farkımız?

Hareket içinde gey/lezbiyen, kadınsı/erkeksi, açık/gizli farlılıklarımızı algılayışımız, açık/gizli ayrımcılık, bunun nedenleri ve harekete etkisi. Tahtaya yazmış olduğumuz kelimelerden, bir çok grup çıkabilir. Hepsine yönelik bir şey söylemek çok zor. Bazıları aslında gerçekten tanımlayıcı, bazıları sadece hakaret olarak kullandığımız şeyler. Bazıları bu hareketin ortaya çıkmasından önce kullanılmakta olan geleneksel...
Continue reading »

‘Travestiyi oynamak zor!’

Ayta Sözeri’yi birçok dizide, tiyatroda izlediniz. Son olarak ‘Güneşi Gördüm’de bir travestiyi canlandırdı. İşin sürprizli yanıysa onun transseksüel olması… İsmi Ayta Sözeri. Kendisine seçtiği isim bu, evvelki adını bilmiyoruz, sormadık. Sokakta görüp, ‘tehlikeli’ belleyip iki adım gerisinde kalmayı seçebileceğiniz ‘cinslerden.’ Transseksüel. Oyuncu. Şarkıcı. İzmirli ve Ege Üniversitesi İşletme...
Continue reading »

Transları ‘Hasta’ Etme!

Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan ve “Bedenime Dokunma”, “Transseksüel açılımı istiyoruz”, “Hasta değil travestiyiz” yazılı dövizler taşıyan Pembe Hayat ve MorEL Eskişehir üyeleri bir süre sloganlar attı. Grup adına yapılan açıklamada, Amerikan Psikiyatrlar Birliğinin 1973 yılında, Dünya Sağlık Örgütü’nün de 1990 yılında eşcinselliğin ruhsal bozukluklar listesinden...
Continue reading »

“Kimse kızmasın bizi yazdım”

Henüz cinsel kimliğimi sakladığım daha doğrusu pek saklayamadığım zamanlardı, bir gece yolum travestilerin otostop yaptığı caddeye düşmüş ve orada çark yapan iki travestiden yemediğim hakaret kalmamıştı. Ne “oğlan kılıklığım”, ne “ibneliğim” ne de “nonoşluğum”… Alttan alıp sıvışmasam bana dayak da atabilirlerdi. O zamanlar bana ait benden bir kişinin...
Continue reading »

Erkek Yurdunda Bir Kadın

“Yurtta kişilerin istedikleri zaman daha çok izole olabilmesi imkânının olmasını isterdim. Erkeklerle yaşarken çeşitli sorunlar yaşıyorum. Alan sorunum var. Üzerimi rahat değişemiyorum. Kiminle aynı odaya düşeceğini bilemiyorsun. LGBTT kişilerin bir araya getirilmesi, kendi aralarında kalmaları sağlanabilir.” Resmi politikalarla dışlanan, görmezden gelinen LGBTT bireyler; değişen ve gelişen Türkiye’de toplumun...
Continue reading »

O Travesti Benim Babamdı

Bir radyomuz vardı. Bazı akşamlar içimizi sadece dinleme telaşı sarar, Zekai Tunca’nın o eşsiz yorumuyla hayat kattığı şarkıları dinlerdik. Annem soba üzerinde demlediği çayını ince belli bardağa doldurur, babama nazikçe takdim ederdi. Öyle zamanlarda mutlu bir aile olduğumuzu düşünürdüm. Birkaç yıl sonra, babam kucakladığı televizyonla dayanınca kapımıza, zengin...
Continue reading »

Olmamış Bu Senaryo Olmamış!

Klasik bir cast görüşmesi için yapım şirketindeyim. Bilenler bilir bir görüşme doğrudan yapım şirketinde yapılıyor ve yönetmen, senarist, yapımcı ile görüşüyorsan o rolü önemsediklerini gösterir. Yani bir ajans arayıp ’’ay canım yarın set var, şu kadarda para veriyorlar’’ diyorsa ya figürasyondur ya da önemsiz bir roldür. Neyse sabahın...
Continue reading »

Merhaba ben sapkın, tanışalım mı?

Biz kanla sınırları çizilen normlarınızdan sapanlarız. Eşcinsel ve transların, kadınların ölü bedenleriyle duvarlarını ördüğünüz saadet yuvalarınıza, aile değerlerinize tuğla olmayı reddedenleriz. Dün Kaos GL Derneği’nin; nefret saçan haberleri dolayısıyla Yeni Akit’e açtığı davanın muhtemel karar duruşması için Bakırköy Adliyesi’ndeydik. Muhtemeller, kesinliğe dönüştü; hakim kararını verdi: Sapkın demek ifade...
Continue reading »

“Gayri insani, anormal ve sapkın öteki”

LGBTİ hareketinin hâkim normları ve hakikat rejimini sorgulayarak sarsması; uzun yıllara yayılan sessizlik sarmalanın yırtarak sesini kamusal alana taşıması ve inkâr politikalarına itirazı bilhassa bunu kendi mevcudiyetine, kendi kimlik sınırlarına bir tehdit olarak gören muhafazakâr -İslamcı zihniyetin tepkisini geciktirmemiştir. Zygmunt Bauman’ın kavramsallaştırmasıyla LGBTİ’ler muhafazakârlığın-İslamcılığın “kavramsal Yahudi”sidir. Bir dış...
Continue reading »

Bir dönmenin varlığı, iki dönmenin gullümü var

Üniversite sınavını kazanıp İzmir’e geldiğimde bir boşluk içine düşüp alışma sürecine başlamıştım. Yurtta kalıyordum, hepimiz şehir dışından gelmişiz. Herkesin ağzında Alsancak lafı dolaşıyordu. Nasıl bir yer bu Alsancak, merak edip yola koyuldum. Alsancak Gar’ın orda inip bir ara sokaktan yürümeye başladım. Sokağa girmemle şaşkınlığım bir oldu. Sokak boyunca...
Continue reading »